MİYOM ( MYOM ) NEDİR? MİYOM BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ NASIL OLUR ?

Miyomlar rahimde görülen, rahimin düz kaslarından gelişen, iyi huylu tümöral yapılardır. 35 yaşın üzerindeki kadınların yaklaşık % 20 sinde miyom görülmektedir.Miyomlar düzgün sınırlı kitleler olup, rahmin farklı yerlerinde yerleşim gösterebilir ( subseröz, inrtramural, intrakaviter ve ya saplı vb gibi ) .

Menapozdan sonra hormon düzeylerinin azalmasına bağlı olarak miyom boyutlarında küçülme olmaktadır.Obez ve doğum yapmamış bayanlarda daha sıklıkla görülürler.Gebelikte boyutlarındaki artışa bağlı olarak ağrıya ve erken doğumlara neden olabilirler.

MiYOMLARIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Miyomlar sıklıkla belirti vermez.Jinekolojik muayeneler esnasında tesadüfen tespit edilirler.Ancak büyüklük ve yerleşim yerine bağlı olarak şu bulgulara neden olabilirler:

1) Adet kanamalarının fazla olması ve ya uzun sürmesi

  1. Adet arası dönemde ara kanamalar
  2. Karında şişlik ve ya ele gelen kitle
  3. Tekrarlayan düşükler
  4. Tüplerin girişini kapayarak kısırlığa neden olma
  5. İdrar torbasına bası nedeniyle sık sık idrara çıkma
  6. Karında ağrı, şişlik, hazımsızlık
  7. Bağırsağa bası nedeniyle kabızlık

Miyom tanısı koymak kolaydır; pelvik muayene ve ultrasonografi ile rahatlıkla tanı alırlar.

MİYOM TEDAVİSİ NASIL OLUR ?

Miyomlar küçük ve şikayete neden olmadığı taktirde tedavi gerektirmezler.Miyomun tedavisi hastanın şikayetlerine ve gelecekte doğurganlık beklentisine uygun olarak şekillendirilmelidir.

Ancak belirgin bulgu veren ( düzensiz kanama- ağrı vs. ) ve ya gebe kalmayı etkileyebilecek kadar büyüklükte olan veya kanser şüpesi taşıyan miyomlar tedavi gerektirirler.

Ailesini tamamlamış, çocuk sahibi olmayı düşünmeyen, ileri yaştaki bayanlarda, rahimin büyük bir bölümü miyomlarla kaplanmış ise uygun tedavi rahimin alınması işlemidir.

Genç ve çocuk istemi olan bayanlarda miyom saptanır ve şikayetlere yol açmış ise o zaman myomun çıkarılarak rahmin korunması gerekir. Myomektomi ( myomun çıkarılması ) işlemi kapalı ( laporoskopik ), açık yada histereskopik yöntemle yapılabilir.Miyomların nasıl çıkarılacağının temel belirleyicisi miyomun büyüklüğü ve rahmin içindeki yerleşim yeridir.

ERKEN DOĞUM NEDİR ?

Erken doğumun ane bebek sağlığını olumsuz etkilediği bilinen bir gerçek , nedeni konusu kesin bilinmemektedir

Erken doğumun gebelik içindeki oranı % 15 civarındadır. Yenidoğan dönemi ölümlerinin ve , doğum sekellerinin en önemli nedenleri arasında Erken doğumu sayabiliriz.

34 hafta öncesi dogumlar erken preterm preterm = erken doğum ) ,34-37 hafta arası olanlar geç preterm (erken doğum )olarak adlandırılmaktadir.

ERKEN DOĞUM İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Erken doğum için en önemli risk faktörü daha önce erken doğum öyküsüdür . Diğer nedenler çoğul gebelikler ,servikal cerrahi öyküsü ,çok genç veya ileri yaşlı gebe olmak ,stress gibi bir sebebi vardır.Bununla beraber erken doğum belirtilerine karşı alabileceğimiz önlemlerle, bu risk oranının düşürmek elimizdedir.

ERKEN DOĞUMUN BELİRTİLERİ NELERDİR OLABİLİR ?

-Düzenli veya sık kasılmalar (kasılmalar belirli aralıklarla ve giderek şiddetlenir)

  • Belli belirsiz sırt ve bel ağrısı ( özellikle sırta yaılan bu ağrı önemlidir)
  • Adet ağrısı benzer sancılar
  • Hafif karın krampları
  • vajinal lekelenme
  • suyun erken gelmesi ( preterm membran rüptürü )
  • vajinal akıntı tipinde değişiklik , sulu, kanlı veya yapışkan mukusumsu

ERKEN DOĞUMUN ENGELLENMESİ MÜMKÜNMÜ?

Erken doğumun engellenmesi için tün gebelere 16 -24 haftalar arasında transvaginal yolla rahim ağzı boyu uzunluk ölçümü yapılmalıdır .Eğer uzunluk 25 mm altında ise vaginal progesteron tedavisi verilmelidir . Gebenin servikal konizasyon öyküsü var ise rahim ağzı uzunluk ölçümü 25 mm kısa ise serklaj sütürü ( rahim ağzının dikilmesi ) konulabilinir.

Eğer bir gebenin 36. gebelik haftası altında doğum öyküsü var ise iki yol izlenebilinir.Birinci yol haftalık intramuskuler ( kas içi ) progesteron tedavisi ile 2 hafta aralarla transvaginal servikal uzunluk takibidir . Takiplerde servikal uzunluk 25 mm altına düştüğünde serklaj sütürü ( rahim ağzının dikilmesi ) konulabilinir.İkinci yol ise 16 -24 gebelik haftaları arasında rahim ağzı uzunluk yapilmasidir eğer uzunluk 25 mm altında ise serklaj yada vaginal progesteron tedavisi yapılır . Ancak bu takipte önceki erken doğum su gelişi nedeniyle olmuşsa mutlaka serklaj sütürü ( rahim ağzının dikilmesi ) konmalıdır.

Çoğul gebeliklerde ise serklaj sütürü etkisizdir. 19 -24 haftalar arası tranvajinal servikal uzunluk ölçümü 25 mm’den az olan ikiz gebelere vajinal yolla progesteron tedavisi önerilmektedir.

Bebeğinizle birlikte sağlıklı ve huzurlu günler geçirmeniz dileğiyle …

Yumurtalık (over) Kistlerin Belirtileri Nelerdir?

1- Kasık bölgesinde ağrı; bu ağrı bel ve uyluklara yayılan sürekli veya aralıklı şekilde olabilir.

Adet kanamsı öncesi veya bittikten hemen sonra ortaya çıkabilir.

2- İdrar yapma ile ilgili sorunlar:

İdrar kesesini tamamen boşaltamama sorununa neden olup sık sık tuvalete çıkma ihtiyacı gibi sorunlar oluşturur.

3- Bağırsak sorunları:

Bağırsaklara yapmış olduğu baskı nedeni ile kabızlık veya tam boşaltamama gibi sorunlar oluşturur.

4- Karında şişlik veya baskı hissi

5- Disparoni:

Cinsel ilişki sırasında veya sonrasında ortaya çıkan kasık bölgesinde ağrı

6- Hormonal bozukluklar:

Nadiren kistten üretilen anormal hormon nedeni ile vücut tüylerinde anormal şekilde artış.

7- Hamileliğe benzeyen şikayetler:

Memelerde hassasiyet, gerginlik, mide bulantısı

Yumurtalık (over) Kisti Nasıl Teşhis Edilir ?

Yumurtalık kistlerinin tanısında muayene ve ultrasonografi yeterlidir. Kanser şüphesi varsa ielri radyolojik tetkikler ve kan testileri yapılır.

Yumurtalık (over) Kisti tedavisi:

Kistlerin özellikleri değerlendirilir. Çoğu yumurtalık kisti tedavi olmaksızın kendiliğinden kaybolur.

Kistin bir takım özellikleri değerlendirilir.

Bunlar;

1- Kistin boyutu ve görünümü (içeriği katı veya karnıbahar görünümünde ise tedavi gerektirir

2- Semptom olup olmaması

3- Menepoz olup olmama durumu

Basit görünümlü kistler genelde takip edilir ve küçülmeleri için doğum kontrol hapları verilir.

Daha sonra kistin boyut ve görünüm olarak değişip değişmedi kontrol edilir.

Yumurtalık (over) Kistleri ve Yumurtalık Kanseri:

Over (yumurtalık) kistlerinin büyük çoğunluğu kanser değildir.

Eğer menepozdan sonra yumurtalık kisti olmuşsa bu ihtimal akılda tutulmalıdır. Menepoz bir kadınun artık adet görmediği zamanı işaret eder.

Ayrıca endometriozis gibi bazı altta yatan durumlar yumurtalıkta kist gelişmesine neden olabilir.

Endometriozis:

Rahmin iç zarını döşeyen endometrium denilen tabakasının rahmin dışında yumurtalıklarda, tüplerde ve karın içi organların yüzeyinde gelişmesi, çoğalması durumudur.

Yumurtalık (over) Kanseri:

Yumurtalık kanseri yumurtalıkta var olan hücrelerin bir tümör oluşturarak kontrolsüz bir şekilde çopalması sonucu meydana gelir.

Tedavi edilmediği taktirde bu tümör hücreleri yumurtalığın çevresindeki dokulara ve vücudun diğer yerlerine yayılabilir.

Yumurtalık kanserinin köken aldığı hücre grubuna göre; tiplendirilmesi yapılır.

Yumurtalık (over) kanserinin % 90’ını epitelial over kanseridir. Over (yumurtalık) kanserinin epitelial adenokarsinom olması; kanserin yumurtalığı kaplayan yüzey tabakası hücrelerinden başladığı anlamına gelir.

Overin (yumurtalığın) epiteryal kanserlerininde farklı çeşitleri vardır.

Bunlar;

  • Seröz
  • Müsinoz
  • Endometrioid
  • Berrak hücreli (clear cell)
  • Farklılaşmamış veya sınıflanamaz (undiferansiye) adenokarsinom şeklindedir.

Bursa’da Yumurtalık (over) Kisti ve Tesbit ve Tedavisi için Adresimiz ; Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi No17/14 Osmangazi / Bursa

YUMURTALIK KİSTLERİ NEDİR?

Yumurtalık (over) Kist Çeşitleri Nelerdir?

Kistler kansere dönüşür mü ?

Tıp dilinde kist adı verilen yapılar ; vücudun farklı bölgelerinde oluşabilen iyi veya kötü huylu olabilen, etrafı doku ile çevrili içi sıvı içeren kesecikelerdir. Kistin etrafı, çevresi kist duvarı adı verilen bir zarla kaplıdır.

Kadınları korkulu rüyası yumurtalık (over) kistlerini fizyolojik (operasyon gerektirmeyen) ve patolojik (operasyon gerektiren) diye iki sınıfa ayırabiliriz.

Bu nedenle tüm kistlerin kötü huylu olabilme ihtimali gözönünde bulundurularak buna yönelik araştırmaların yapılması gerekir. Gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra tedavi planlanır.

Kadın yumurtalıkları (over) rahimin her iki yanında karnın alt kısmında bulunan üreme sisteminin bir parçasıdır.Yumurtalık (over) kitlerinin en sık sebebi; hormonal düzensizliktir.

Yumurtalık kistlerine düzenli adet gören kadınlarda sıklıkla rastlanır. Çünkü adet döngüsünün bir parçası küçük boyutlu kist oluşumlar doğal olarak meydana gelebilir.

Yumurtalık kistleri çoğu zaman bir belirtiye neden olmazlar çok nadiren ağrı ve kanamaya neden olabilir. Kistlerin büyüklüğü ise bir ceviz tanesi kadar küçük veya bir portakaldan dahada büyük olabilir.

Yumurtalık (over) kistleri çeşitleri:

1- Fizyolojik over yumurtalık kistleri ( operasyon gerektirmeyen kistler )

a- folikül kistleri

b- luteal yumurtalık kistleri

Bu kistler herahangi bir tedavi gerektirmeyen, kendiliğinden gerileyebilen oluşumlardır.

2- Patolojik yumurtalık kistleri: (operasyon gerektiren kistler)

** Bu tip yumurtalık kistleri iyi huylu (benign), veya kötü huylu (malign) olabilmektedir. Bunlardan bazıları hakkında kısaca aşağıda bilgi yer almaktadır.

a- Çikolata kistleri( endometriama)

Endometriozis denilen hastalığın yumurtalıkta meydana gelmesi sonucu birikmiş kan kalıntılarının renginin zaman geçtikçe kırmızıdan kahverengi veya siyaha dönüşmesi nedeni ile halk arasında çikolata kisti adıyla bilinir. Yumurtalık dokusu içinde bu eski kanın birikmesi sebebiyle oluşur.

b- Dermoid kist (teratom):

Matür kistik teratem denilen dermoid kistler normalde yumurtalık dokusunda bulunmayan yağ, kıl,cilt, kemik, diş dokusu ihtiva eder. 30 yaş altındaki kadınlarda en sık görülen yumurtalık kistidir.

Dermoid kistlerinden malign tümör (kanser) gelişimi çok nadirdir. Ancak bu risk nadirde olsa görüldüğünde önerilen tedavi bu kistlerin çıkarılmasıdr.

Dermoid kistler doğuştan anne karnındayken yumurtalıklardaki bazı kalıntılardan meydana gelirler.

c- Fibromlar: İyi huylu bağ dokusu urudur.

Yumurtalıkta nodül şeklinde içi dolu ve sert kitlelerdir. Ultrasonografide ve operasyon sırasında yumurtalık kanseri ile karıştırılabildiğinden operasyonla çıkartılması uygundur.

d- Kistadenom: Kistodenomlar overin fizyolojik kistlerinden farklı olarak kötü huylu dönüşüm potansiyaline sahiptir. Kistadenomların genellikle çapları daha büyüktür. Ortalama 5 ile 15 cm arasında değişmektedir. Kistadenomlar yumurtalıktaki bazı hücrelerin anormal çoğalmasından kaynaklanır.

e- Kanser şüphesi olan kistler: Ultrasonografi bulguları nedeniyle sert (katı) kısımları sıvı kısmından daha çok olan bu kistlerde kötü huylu olma olasılığı yüksek olduğundan opesrasyon gerekir.

Ayrıca operasyon sırasında çıkan parça patolog tarafından değerlendirilir, sonuç iyi huylu ise operasyona son verilir, fakat sonuç kötü huylu ise kanser cerrahisine geçilir.

Bursa Rahim Kanseri Tedavisi

Jinekolojik onkoloji cerrahisi bölümü, kadın hastalıkları ve doğum branşının bir yan branşıdır.Jinekolojik onkoloji Endometrium ( Rahim ) kanseri, serviks ( rahim ağzı ) kanseri, over ( yumurtalık ) kanseri, tuba uterina ( tüp ) kanseri, vajen ve vulva ( genital bölge ) kanseri ve bu kanserlerin öncü lezyonlarıyla ilgilenen branştır.Jinekolojik Onkoloji alanındaki aldığı eğitim ve mesleki, cerrahi tecrübesiyle birçok hastanın tanı ve tadavisini üstlenen Op. Dr. Gonca Oğurlu Pakay Bursa’da kendi özel muayenehanesinde hizmet vermektedir. Bursa ve çevresinde Rahim Kanseri Tedavisi veya şüpheli durumda muayene İçin Aşağıdaki haritadan yol tarifi alabilirsiniz.

Yol Tarifi

Jinekolojik Onkoloji Nedir ?

Kadın üreme sisteminin, kanserlerinin, teşhis ve tedavisi ile ilgilenen tıp bölümüdür.
Son yıllarda kanser oranlarında artış görülmesi ile dünyada kalp hastalıklarından sonra en sık ölüm nedenidir.
Kadın kanseri olarak adlandırılan jinekolojik kanserler:
– Rahim kanseri( endometrium)
– Rahim ağzı kanseri ( serviks)
-Yumurtalık kanseri( over)
-Tüp kanseri ( tuba uterina)
– vulva kanseri ( Dış genital bölge )
– Vagina kanseri

GENİTAL KANSERLER VE ÇOCUK İSTEMİ:
Kanser sıklığının artması, evlenme yaşının artması ve kadınların iş yaşamı nedeniyle gebeliği ileri yaşlara ertelemesi nedeniyle daha çocuk sahibi olmadan jinekolojik kanserlerin görülmesi daha sık görülmeye başlanmıştır. Bu nedenle günümüzde genital kanserlerde doğurganlığın korunması bir araştırma konusu haline gelmiştir. Çocuk sahibi olmayan kadınlarda kanser erken evrede yakalanmışsa kanserin çeşidine göre cerrahi veya hormonal tedavi ile kanserli bölgenin çıkarılması veya tedavi edilmesi sağlanarak üreme yeteneği korunabilmektedir. Çocuk sahibi olduktan sonra cerrahi tedavisi tamamlanır.
Rahim ağzı kanseri ve üremeyi koruyucu cerrahi, erken evre rahim ağzı kanserinde sadece rahim ağzı çıkarılıp rahim ile vagina birleştirilmektedir.

Rahim kanserinde yaklaşık %5 kadar 40 yaşın altında görülür. Eğer hastanın çocuk arzusu var ve hastalık erken evreden ( rahim iç zarının dışına yayılmamışsa) ve hücre tipi çok kötü değil ise hastalar yüksek doz hormon tedavisi ile tedavi edilip hastalık giderildikten sonra gebe kalması sağlanır.
Yumurtalık(over) kanseri ve üreme koruyucu cerrahi: sadece kanserli Yumurtalık veya kanserli doku ( borderline over tümörlerinde) çıkarılıp diğer Yumurtalık ve Rahim korunarak gebelik mümkün kılınabilmektedir.

Bu tarz tedaviler önemli bir bilgi birikimi ve tecrübe gerektirmektedir. Sonuç olarak jinekolojik kanserlerde doğurganlık koruyucu yaklaşımlar ve tedaviler erken evrelerde , belirli kriterler sağlanıyorsa gebelik arzusu olan kadınlara önerilebilir.Hastalara her türlü olasılık ve riskler anlatılarak onların rızası ( aydınlatılmış onamları ) alınarak fertilite ( doğurganlık ) koruyucu yaklaşımlar uygulanabilir.

HPV nedir?

HPV ( human papilloma virus ) çoğunlukla cinsel yolla bulaşan, kadınlarda genital siğil, rahim ağzı, vulva, vajen kanserine yol açabilen bir virustür.
HPV ‘nin 100 den fazla tipi vardır.Vücudun heryerinde siğillere neden olabilmektedir.Virus vücuda girdikten yaklaşık 2-3 ay sonra siğil oluşumuna neden olur.

Bu virusun rahim ağzı kanseri oluşturma süreci ise virus vucuda girdikten yaklaşık 5-15 yıl arasında değişmektedir.Rahim ağzı kanserinin yaklaşık %99’unda HPV pozitif bulunmuştur.
HPV erkeklerde penis, skrotum ve anorektal kanser oluşumuna beden olmaktadır, ancak rahim ağzı kanserine oranla çok çok nadir görülmektedir.

HPV Enfeksiyonunun belirtileri Nelerdir?

HPV enfeksiyonu geçirmiş kişilerin büyük çoğunluğunda belirti görülmez. Hastaların yaklaşık % 95 inde HPV 1,5 ila 3 yıl içerisinde bağışıklık sistemi tarafından ( doğal olarak ) HPV vücuttan temizlenir.Bazen HPV enfeksiyonunun tek belirtisi muayene sırasında yapılan smear incelemesinde ; HPV ‘nin neden olduğu kanser öncüsü hücresel anormallikler ( koilositoz ) olabilir.
Fakat bugün hangi hastada HPV ye bağlı kanser ve ya diğer sağlık problemlerinin gelişebileceğini tam olarak bilmemekteyiz.



RAHİM (Endometrium ) Kanserinin Tedavisi

Rahim Kanserinin Tedavisi
Rahim kanserinin öncelikli tedavisi cerrahi operasyondur. Peki cerrahi tedavi neleri içerir? Rahim, yumurtalıklar ve tüpler çıkarıldıktan sonra , lenf bezlerinin çıkartılması ve olası olası muhtemel metastaz bölgelerinden ( şüpheli ?)örnekleme yapılması gerekmektedir.
Rahim kanserinin en önemli tedavisinin cerrahi olmasından ötürü bu tür ameliyatların bir jinekolg onkolog tarafından ve ya bu konuda deneyimleli merkezler tarafından yapılması önerilmektedir.
Radyoterapi kimlere gerekmektedir?
Cerrahi operasyonun ardından hastalığın evresine göre, tekrarlama riski yüksek olan hastalara uygulanır.
Kemoterapi
Eğer kanser başka organlara ulaşmış ve ya lenf bezlerine yayılmış ise hastalar kemoterapi ile tedavi edilir.
Tedavi Sonrası Takip
Tüm tedavilerini tamamlayan hastalara düzenli aralıklarla ; fizik muayene, pelvik muayene, görüntüleme yöntemleri ve laboratuar testleri uygulanır.

Rahim ağzı Kanserinin Evrelemesi

Evre 1: Kanser hücreleri yalnızca rahim ağzında bulunmaktadır,
Evre 2: Kanser rahim ağzı dışında üst vajene veya rahim ağzı çevresindeki dokulara yayılmıştır,
Evre 3: Kanser alt vajene ve ya serviks etrafındaki dokulardan pelvik kemik duvarlara kadar yayılmıştır ,
Evre 4: Kanser rahim ağzı dışında mesane ( idrar torbası ), rektum ( kalın bağırsak ) ve ya vücudun başka yerlerine yayılmıştır.
Rahim Ağzı Kanserinin Tedavisi
Tedavide cerrahi, radyoterapi, radyoterapi + kemoterapi tek başına ya da bir arada kullanılmaktadır.
Rahim ağzı kanserinin tedavisi hastalığın evresine, yayılım durumuna , kadının diğer sağlık sorunları olup olmamasına ve çocuk istemi gibi birçok faktöre göre değişkenlik göstermektedir.

Rahim Ağzı Kanserinin Belirtileri Nelerdir ?

1) Adet peryotları arasında kanama
2)Beklenenden yoğun ya da uzun süren kanama
3) Cinsel birliktelik sonrası vajinal kanama
4)Kanlı kötü kokulu akıntı
Tarama testi ( smear) programları uygulanmayan ülkelerde ve ya ekonomik nedenli olarak geç tanı alan kadınlarda hastalık daha ileri evrede tanı almakta ve kayıpların çoğunluğu bu grupta olmaktadır.
Rahim ağzı Kanseri için Kimler Risk Altında
1)HPV virüsü ile enfekte olmak
2)Düşük sosyo-ekonomik düzey
3) Sigara kullanmak
4)Erken yaşta başlayan cinsel hayat
5)Sık eş değiştirmek
6)Bağışıklık sisteminin zayıflaması. Şeklinde sayılabilmektedir.
Rahim Ağzı Kanserinde Tanı Nasıl Koyulur ?
Rahim ağzı kanserinde pap smear testi tanı koydurucu değildir.Pap test sonucunun pozitif çıkması halinde rahim ağzına kolposkopi ( ışıklandırılmış bir mikroskop ) eşliğinde biyopsi yapılır.Alınan bipyopsi materyalinin patolojik değerlendirilmesi sonucunda teşhis konulur.

Soru Sor

Not:

www.goncapakay.com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.

DUYURU